5 Aralık 2012 Çarşamba

Facebook Whatsapp'a Talip

Geçtiğimiz Nisan Ayında 1 Milyar Dolar ödeyerek popüler uygulama olan Instagram'ı satın alan facebook şimdide internet üzerinden cep telefonları ile ücretsiz görüşmeyi ve mesajlaşmayı sağlayan Whatsapp'a göz dikti. Son zamanlarda google'nin yanı sıra Facebook'ta oldukça güzel yatırımlar yaparak sağlam projeleri satın alıyor. Bir haber sitesinde yayınlanan haberi sizlerle paylaşmak istiyoruz ; Haberde bir milyar kullanıcı sayısına ulaşan Facebook'un ikinci milyara ulaşma hedefiyle günlük mesaj trafiği 10 milyar adede ulaşan Whatsapp'i satın almak istediği belirtildi. Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yakın zamanda verdiği bir röportajda "Önümüzdeki dönemde en büyük pazar mobil uygulamalar olacak. Dünyada 5 milyar cep telefonu var" diyerek bu alanda gelişmenin önemini vurgulamıştı. Eğer sözkonusu satın alma gerçekleşirse 0.99 dolara satılan ve içinde reklam barındırmayan Whatsapp'in fiyatında bir değişiklik olacak mı bilinmiyor. Ancak şirketin kurucularından Jan Kaum haziran ayında "Reklamlar hem estetiği bozuyor hem de kullanıcının zekâsına hakaret ediyor" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, Kaum'un görüşmelerde uygulamanın şu anki yapısını korumak için elinden geleni yapacağı anlamına geliyor.Umarım uygulama satın alındıktan sonra geliştirilmesi ve işlevleri değişmez .

Etiketler: , ,

10 Temmuz 2012 Salı

Altın Post (Yunanca: Χρυσόμαλλον Δέρας; )

Jason Pelias Louvre K127.jpgAltın Post (Yunanca: Χρυσόμαλλον Δέρας; ). Yunan mitolojisinde zenginliği ve iktidarı sembolze eden postun adıdır. Jason ve Altın Post hikayesi Koç takım yıldızıyla ilişkilendirilir. Phrixus ve kız kardeşi Helle Boeotia kralı Athamas'ın çocuklarıdır. Karısı Nephele öldükten sonra üvey anneleri Ino çocuklara tahammül edemez ve tuzak kurarak tarlalara zararlı maddeler döktürüp ürünlerin zarargörmesini sağlar.Kral bu beladan nasıl kurtulacağını sordurmak için danışmanlarını Delphi'ye kutsal rahiplere gönderir. Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar. Kral Athamas çocuklarını kurban etme konusunda tereddüte düşer fakat rahip danışmanlar kurban konusunda ısrar ederler. Çocuklarını kurban etmek üzere yakınlardaki dağa götürür, bu arada olup biteni cennetten seyreden öz anneleri Nephele tanrılardan çocuklarını korumak için Altın Postlu bir Koç kurban (Aries)yollamalarını diler. Koç onları almaya gelir ve sırtına alarak Asya'ya ( Anadolu ) doğru uçmaya başlar. Ne yazık ki Çanakkale boğazının üzerine geldiklerinde küçük kız Helle aşağıya düşer. Yunan mitinde Çanakkale'ye Hellespont denir bu yüzden. Phrixus yoluna devam eder, koç onu Caucausus dağlarında Colchis (muhtemelen Gürcistan) denen yerde bırakır. Phrixus koçu ZEUS'a kurban ederek koçun altın postunu kutsal Meşe ağacına asar. Post ağacı saran ve hiç uyumayan dev yılan Serpenten tarafından korunmaktadır. Postun Phriuxus tarafından Colchis kralı Aietes'e verildiği rivayet edilir. Kendilerine Argonotlar denilen bir grup cesur genç liderleri Jason ve gemici ustası Argosun yaptığı ellibeş kürekli bir gemiyle bu postu ele geçirmek için Kolhis(Colchis - Gürcistan) ülkesine gitmişler ve uzun bir mücadele sonucunda postu almayı başarmışlardır. Bu postun bulunduğu yer olarak adı geçen Kolhis, Karadeniz' Güneydoğu kıyılarındaki tarihsel bölge Kolha'dır. Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios’un oğlu olan Kolhida (Colchis) kralı Ayet’nin (Aietes) görkemli bir zenginliğe, bir koçun altın postuna ya da “Altın Post”a sahip olduğu anlatılır. Yunanistan’da Jason (İason)’un başkanlığında kahramanlar bir araya gelirler (bu ünlü kahramanlar Argos, ozan Orpheus,Kastor ve Polluks, Herakles, Boreas oğulları Kalais ve Zetes'tir.) ve “Altın Post”u ele geçirmek için Kolhida'ya gitmeye karar verirler. Argonotlar, “Argo” (Hızlı), (bu geminin adından dolayı onlara Argonot denmiştir) adlı bir gemi yaparlar ve Kolhida'ya doğru yola çıkarlar. Uzun ve çok zor bir yolculuktan sonra Aietes’in güçlü ve zengin krallığına varırlar. Kral, Yunanlı kahramanları saygıyla karşılar ve gelmelerinin nedenini öğrenir. Aietes, İaosun’un şartlarını yerine getirmesi halinde “Altın Post”u Yunanlılara vermeye karar verir. İason önce ateş püskürten öküzlere boyun eğdirecek, başlarına boyunduruk geçirecek ve büyük bir tarlayı sürecektir. Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir. Bu dişlerden savaşçılar çıkmaktadır. İason’un bu savaşçılarla savaşması ve onları yenmesi gerekir. Yunanlılar ancak bundan sonra “Altın Post”u alabileceklerdir. Bu şartları, Ayet’in dışında kimsenin yerine getirmesi mümkün değildir. Bundan dolayı kral İason’un öleceğinden emindir. Kralın kızı Medea’nın yardımı olmasa, Yunanlıların liderinin, Ayet’in şartlarını yerine getiremeyeceği açıktır. Kralın kızı, ilk görüşte İason’a âşık olmuş ve ona yardım etmeye karar vermiştir. Medeia bir büyücüdür İason'a büyülü bir merhem hazırlar. Bu merhemi süren bedene silah işlemez gün boyunca ne yaralanır ne ölür. Ejderhanın dişlerini toprağa ektikten sonra topraktan çıkacak adamların aralarına bir taş attığında kendi aralarında kavgaya tutuşup bir birlerini öldürecekler diye İason'a söyler. Onun yardımıyla İason kralın şartlarını yerine getirir ve Aietes’den “Altın Post”u ister. Kral, Yunanlılara kimin yardım ettiğini hemen anlar ve “Altın Post”u vermeyeceğini açıklar. Bunun üzerine İason, postu ele geçirmeye karar verir. Ne var ki Medea’nın yardımı olmadan bunu gerçekleştirmesi olanaksızdır. Kralın kızı, postu bekleyen korkunç ejderhayı uyutur ve Yunanlılar “Altın Post”u ele geçirmeyi başarırlar. Hızla gemilerine binerler ve ülkeleri Yunanistan’a doğru yola çıkarlar. Medea da İason’la birlikte gider. Aietes, postun götürüldüğünü ve kızının kaçtığını öğrenir öğrenmez, hemen ordusunu toplar ve Yunanlıların peşine salar, ama askerler “Altın Post”u geri almayı başaramazlar. İason ve Medeia Altın Postla birlikte İolkos'a dönerler.

Etiketler: ,

3 Temmuz 2012 Salı

ABD'deki kütüphanelerden 5 milyondan fazla esere sahiplerin listesi

Bu liste ABD'de 5 milyondan fazla esere sahip olan kütüphanelerin listesidir.
Sıra Resim İsim Eser sayısı
1 ThomasJeffersonBuildingLOC.jpg ABD Kongresi Kütüphanesi 32,332,832
2 Widener library 2009.JPG Harvard Üniversitesi Kütüphanesi 15,965,675
3 Boston Library eb1.jpg Boston Halk Kütüphanesi 15,760,879
4 Sterling Memorial Library 1, September 1, 2008.jpg Yale Üniversitesi Kütüphanesi 12,283,594
5 UCB-University-Library.jpg Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kütüphanesi 10,725,334
6 MainLibrary Urbana Illinois 4582.jpg Illinois Üniversitesi Urbana-Champaign Kütüphanesi 10,712,706
7 Nyc columbia.jpg Kolombiya Üniversitesi Kütüphanesi 10,004,848
8 PCL1.JPG University of Texas Austin Library System 9,323,252
9 Carnegie lib 700 2.jpg Public Library of Cincinnati and Hamilton County 9,154,039
10 Stanford meyer library.jpg Stanford Üniversitesi Kütüphanesi 8,500,000
11 William L Clements Library.jpg Michigan Üniversitesi Kütüphanesi 8,414,070
12 Powell Library, UCLA (front view).jpg University of California, Los Angeles Library System 8,272,112
13 Cornell McGraw Tower and Uris Library March09 3.jpg Cornell Üniversitesi Kütüphanesi 7,999,177
14 Regenstein Library entrance2.jpg University of Chicago library system 7,926,905
15 Allen Centennial Garden and Steenbock Library.jpg University of Wisconsin - Madison library system 7,916,419
16 Library Pico Rivera.jpg County of Los Angeles Public Library 7,838,277
17
Indiana Üniversitesi Kütüphanesi 7,553,823
18 Detroit Library.jpg Detroit Halk Kütüphanesi 7,459,353
19
University of Washington Library system 7,304,234
20 Walter Library-20060904.jpg University of Minnesota Library 6,867,777
21 Firestone Library Princeton front.jpg Princeton University Library system 6,778,675
22 QL Central Library.jpg Queens Borough Public Library 6,488,198
23 Free Library of Philadelphia Front 3008px.jpg Free Library of Philadelphia 6,410,841
24 Los-angeles-central-library.jpg Los Angeles Halk Kütüphanesi 6,285,760
25 OSU Thompson Library.jpg Ohio State University library system 6,244,095
26 2008-07-11 UNC-CH Wilson Library 1.jpg University of North Carolina - Chapel Hill library system 6,154,365
27 FisherFineArtsLibrary.JPG University of Pennsylvania library system 5,994,465
28 Chicago Library Downtown.png Şikago Halk Kütüphanesi 5,891,306
29 BostockLibrary.jpg Duke University Library System 5,872,136
30 UAmainlibr 1008.jpg University of Arizona library system 5,632,559
31 Alderman Library.JPG University of Virginia library system 5,465,077
32 Pattee Mall PSU.jpg Pennsylvania State University Libraries 5,220,080
33 New York Public Library May 2011.JPG New York Halk Kütüphanesi 5,169,953
34 Brooklyn Public Library sunset jeh.JPG Brooklyn Public Library 5,120,690
35
University of Pittsburgh Library System 5,116,305
36 BizzellLibrary.jpg University of Oklahoma Library system 5,047,646

Kaynaklar

Etiketler: ,

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Dünyanın En Değerli ve Büyük Bozuk Parası (madeni parası)

Dünya Paralarının Enleri


Yeni TL mizin sembolü belli oldu. Bu güne kadar TL bir çok değişim gösterdi bol sıfırlı günlerden YTL ye kadar bir çoğuna alıştık eskisi bir garip geldi sonraları...

Dünyada şimdiye kadar üretilen ilginç paraların bir listesi hazırladık.

Dünyanın En Değerli ve Büyük Bozuk Parası (madeni parası)
Kraliçe Elizabeth'in Avustralya ziyareti hatırasına yapılan madeni para, dünyanın en büyük ve en değerli bozuk parası olma unvanını kazandı. Avustralya'da üretilen dünyanın en büyük madeni parası tam 1 ton ağırlığında. Yüzde 99 som altından üretilen 80 cm çapında 12 cm kalınlığındaki bozuk paranın değeri ise 57 milyon dolar. Paranın bir yüzünde İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, diğer yüzünde ise Avustralya'nın sembollerinden olan kırmızı kanguru figürü var. 18 aylık hummalı bir çalışmanın ürünü olan bozuk paranın her noktası özenle tasarlandı. Döküm için özel büyüklükte bir kalıp kullanılan bozuk paranın imalatında bazı aşamalar ise tamamen el emeği. En büyük bozuk paranın teşhirinde güvenlik önlemleri de en üst düzeyde.
Dünyanın bundan önceki en büyük bozuk parası ise yarım metre çapında ve 100 kg ağırlığında bir Kanada parası idi.

Etiketler: ,

1 Temmuz 2012 Pazar

Yılın en uzun günü, neden en sıcak günü değildir?

21 Haziran geldiğinde yılın en uzun gününü yaşarız ancak en yüksek hava sıcaklığı bundan ancak bir iki ay sonra gerçekleşir. Neden?
Eğer haziran ayında bir kere olsun plajda olmuşsanız, bunu anlayabilirsiniz. Deniz ve okyanuslar haziran ayında soğuktur. Kışın dağlarda biriken karlar ve henüz erimeye başlamış buzullar sebebiyle yeni yeni ısınan deniz ve okyanuslar ancak bir iki ay sonra daha sıcak hale gelir.
Ağustos ayında okyanus suyu sıcaklığı hazirana göre daha fazla olacaktır. Yerin ve okyanusların kış sonrası en yüksek sıcaklığa ulaşmaları için daha fazla aya ihtiyaçları vardır. İşte bu da neden en uzun günde en sıcak günü yaşamadığımızı basitçe açıklıyor.

Etiketler: ,

Dünyanın en pahalı fotoğraf makinesi!

Son yıllarda eski fotoğrafçılık malzemelerine olan ilgi müthiş birhızla artıyor.

Düzenlenen açık artırmalarda eski ürünler,  dudak uçuklatacak rakamlara alıcı buluyordu ancak bugün satışı gerçekleşen Leica markalı ürün gelmiş geçmiş en pahalı fotoğraf makinesi olmayı başardı.
Viyana’da düzenlenen bir açık artırmada 1923 yılına ait Leica marka bir fotoğraf makinesi koleksiyonerlere tanıtıldı. Üretimi 25 adet ile sınırlı kalan ve bugüne kadar sadece 12 tanesi günümüze kadar ulaşabilen Leica A modelinin prototipi, 2.16 Milyon Euro’ya alıcı buldu.
Tahminlerin çok üzerinde bir rakamdan satılan ürün için ön görüler 600.000 Euro düzeyindeydi. 300.000 Euro’dan başlayan açık artırmada fiyat dört dakika gibi kısa bir süre içinde 1.8 Milyon Euro’ya kadar yükseldi ve açık artırma sona erdi. Kazananın vergiler dahil ödeyeceği meblağ ise 2.16 Milyon Euro’yu bulacak.
Dört dakikada dünyanın en pahalı fotoğraf makinesi unvanının sahibi olmayı başaran bu modele karşılık daha önceki rekor geçen yıl gerçekleşen bir satışta 1.32 Milyon Euro ile yine bir Leica modeline aitti.

Etiketler: , ,

30 Haziran 2012 Cumartesi

Alabanda (antik çağ)

Alabanda Aydın'ın Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde, eskiden Araphisar olarak adlandırılan Doğanyurt mevkiinde bulunan bir antik çağ kentidir. MÖ 4. yüzyılda Helenleşmeden önce bir Karya kenti idi. Kentin adı muhtemelen Karya dilinden gelir. Kar dili çözülmemiş olduğu için, sözcük anlamının ne olduğu bilinmemektedir. "Atyarışı yeri" veya "at zaferi" anlamına geldiğine dair söylentiler bilimsel esastan yoksundur.

Türkçe Araphisar adının eski biçimi Alap Hisarı olup, Alabanda adından türetilmiş olduğuna kesin gözüyle bakılabilir.

Hellenistik dönemden kalan kent surları, bouleterion, agora, tiyatro, Roma hamamları, anıt mezarlar başlıca kalıntılardır. Vitruvius'un sözünü ettiği Apollon tapınağı yöredeki en önemli yapıdır.

Alabandalıların büyük bir zenginliğe sahip olduğunu, lüks içinde yaşadıklarını ve şehirdeki bütün kızların harp çaldıklarını Strabon'dan öğreniyoruz. Yapılan kazılarda iki tapınağın temelleri ortaya çıkarılmıştır. Kentteki önemli yapılardan biri bouleuteriondur. Bunun dışında doğuda yoğun şekilde görülen lahitler nekropolün burada yer aldığını göstermektedir. Bunun dışında su kemeri ve tiyatro görülebilen yapılardandır.

Etiketler:

23 Haziran 2012 Cumartesi

Büyük İskender ve bir imparatorluğun fetih,Dünyanin 7 harikasından biri,Genel Kültür,Belgesel izle

Büyük İskender ve bir imparatorluğun fetih,Dünyanin 7 harikasından biri,Genel Kültür,Belgesel izle

Büyük İskender ve bir imparatorluğun fetih
Antje okuyucu
Az on yıl içinde fethetti Makedonyalı İskender'in, ve (356-323), Büyük Kral, antik tarihinin en büyük imparatorluğu. (Kaynak: Wikimedia Commons)
O, sıkıca Zeus’un oğlu olduğuna inanılır. O yastık altında Truva efsaneleri ek olarak yaptığı kısa bir kılıç vardı. Onun pek çok savaşlar, o taktik savaş onun olağanüstü anlamda kanıtlamış ve sonunda süper güç Pers yendi. Onun amacı Rum medeniyeti genişletmek ve diğer kültürleri ile birleştirmek için “dünyanın sonu” için. Nihayet Hindistan ulaştı ve büyük hükümdarı geri dönmek zorunda kadar ordusu, geri fazla 18.000 kilometre yatıyordu. Çok sayıda efsaneler bu şaşırtıcı komutanı söyle. On yıldan az dikilmiş Büyük İskender, eski dünya tarihindeki en büyük imparatorluk, gerçekten kimdi?
Az on yıl içinde fethetti Makedonyalı İskender’in, ve (356-323), Büyük Kral, antik tarihinin en büyük imparatorluğu. (Kaynak: Wikimedia Commons)
, Büyük İskender’in 20 doğdu Makedonya Temmuz M.Ö. 356, Yunanistan’ın kuzeyinde eski bir küçük krallık, doğdu. Babası Philip II, ülkenin altın ve gümüş rezervi profesyonel askerlerden bir ordu eğitmek için gönderilen almıştı. Bu savaşa hazır asker asker diye bir imparatorluğa karşı zaten birkaç kez galip vardı Antik Yunanlılar daha sonra savaşan şehir-devletleri alanında var olan sayısız örnekleri alındı.
Olympias’ın İskender’in annesi Philip dördüncü eşi oldu. Yunan bir tanrı gibi kahraman – O Aşil doğrudan doğrultusunda soyundan olduğu iddia mitoloji . Sonra İskender de yakında onun ilahi kökenli inanıyordu. Olympias sözde bir hayvan bile bir yılan oldu. Yüce tanrı Zeus gibi, efsaneye göre, bazen bir yılan şeklinde yakında Alexander Zeus bir çocuk olduğunu rivayete önderlik etti.
Alexander iddia edilen bodur ve çarpık bir duruşu vardı. Alnında o saç karakteristik giydi ve gözleri parlıyordu sahip olacaktır. O, Pella, Makedonya sarayında büyüdü. 13 yıl yaşında, ünlü filozof Aristo’nun eğitim devraldı. O Alexander çıkarına uyandı siyaset , felsefe , kültür ve bilim. Ayrıca, o Yunan edebiyatı onu öğretti ve onunla Troy savaş hakkında olduğu ünlü şair Homeros’un “İlyada”, okuyun. Siyaset ve hükümet uygun formu hakkındaki düşünceleri ayrıldı beri Daha sonra, iki, daha sık savunuyorlar.
Bucephalus efsanesi
: Alexander Pompeii bir mozaik (Wikimedia Commons Kaynak) ona göre at Bucephalus terbiye
: Alexander Pompeii bir mozaik (Wikimedia Commons Kaynak) ona göre at Bucephalus terbiye
Alexander on iki ya da 13 yaşında iken, Philip II, güzel, vahşi aygır sunuldu. Babasının erkek ata binmek için boşuna uğraştı gibi genç Alexander, bir süre izledim. Son olarak, Alexander diye sordu babası, o da tekrar deneyebilirsiniz. Philip II tam heyecan değildi. Son olarak, prens sonunda onun izinden ve öldürüldü binerken ilk gelmiyor.
Ama İskender atı kendi gölgesinden korkuyor olduğunu gözlemlemişti. Bu nedenle, güneşe karşı kafa ile yapılan hayvan, genç prens, bu yüzden gölgesi göremiyordu. Hayvan sakinleşti dek Sonra, sırtını ve güneşe doğru dörtnala üzerine atladı, diyorlar. O mahkemeye geri döndüğünde, babası etkilendim söylemeliydi: “Oğlum, sizin için çok küçük Makedonya için, kendi krallığını arayın” Ona at verdi ve alnına bir garip şekilli yangını vardı çünkü ona Alexander Bucephalus (öküz kafası) denir. Bucephalus tüm savaşları ve onun imparatorluk fethine ona eşlik etti. Görünüşe göre o da İskender’in daha sonra yalnızca sürüş oldu, ve hatta diz onun için gitti, Alexander rahatlıkla artabileceğini böylece.
Alexander kral olur
Alexander ünlü Yunan filozof Aristoteles tarafından eğitilmiştir. (Kaynak: Wikimedia Commons)
Alexander ünlü Yunan filozof Aristoteles tarafından eğitilmiştir. (Kaynak: Wikimedia Commons)
, babasının savaşa gittiğinde 16 yılda, genç prens Makedonya’da hükümet temsilcisi görev aldı. M.Ö. 338 yılında Yunan şehir devleti, polis’in sonunu Chaeronea, savaşında baba ve oğlu katıldı ve Makedonya üstünlüğüne Yunanistan devraldı. Sonradan ilave edilmiştir Sparta hariç, daha sonra “Korint Ligi” tüm kasabaları birleştirilmiştir.
Kısa bir süre sonra, Philip II bir düğün kutlaması sırasında öldürüldü. Karısını Olympias boşanmak istedi. Evil dilleri İskender ve annesi tekrar Philip evlenmek amacıyla cinayet emretmişti ve başka varisi tanıklık olabileceğini iddia etti. İskender, M.Ö. 336 yılında 20 yıl içinde Makedonya üzerinden kural aldı. Babasının anlamında kural söz ve insafsızca ölüm tüm şüpheliler bıraktı. O başarılı olmak için bu şekilde görevinden güçlendirmişti sonra, Traklar ve Makedonya İliryalılar kuzeyinde (bugünkü Bulgaristan ve Romanya) karşı bir kampanya yaptı. 335 M.Ö. 20.000 asker, o Makedonya üstünlüğüne sorgulamaya cesaret Teb, Yunan kenti teslim oldu. Alexander köle olarak vatandaşları zorluyor, yere kenti ele geçirdiler.

Etiketler:

20 Haziran 2012 Çarşamba

Güncel Zeka Soruları

İnternette gördüm sorular çok hoşuma gitti cevaplarını daha sonra bu konuda vericem.
Zeka Soruları

1-Uzadıkça kısalan şey nedir?

2-Ali, sepetteki elmaların yarısını ve bir yarım elmayı Ayşe’ye; sonra kalan elmaların yarısını ve bir yarım elmayı Ahmet’e ve yine kalan elmaların yarısını ve bir yarım elmayı da Hasan’a veriyor. Sonuçta sepette sadece bir elma kaldığına göre başlangıçta kaç elma vardı?
Not: Elmalar bölünmeden paylaşılıyor.

3- Bir avcı otobüse binmek ister. Yalnız, otobüse boyutları en fazla 1mt. olan eşyalar alınmaktadır. Avcının tüfeği ise 1,5 mt.dir. Tüfeğin şeklini bozmamak şartı ile otobüse nasıl biner?

4-Bir tabakta 7 tane portakal var. Bu portakalları, 7 çocuğa birer tane bütün portakal vererek paylaştırın ve hâlâ tabakta bir portakal kalsın?

5- Dünyanın çevresini ekvatordan geçecek şekilde bir ip ile bağladığımızı kabul edelim.(yaklaşık 40 bin km.) Bu ipi her noktadan 1mt. havada tutabilmek için, ne kadar daha ip ilave etmeliyiz?

6- 6 adet kibrit çöpü ile 4 adet ‘eşkenar üçgeni’ nasıl elde edebiliriz?

7- Bir duvarın üzerinde 5 adet kuş duruyor. O sırada oradan geçmekte olan bir avcı, tüfeğini ateşleyip ikisini vuruyor. geriye kaç kuş kalır? (Cevap ‘hiç’ değil) http://ufoss.com

8-İki kişi yolda karşılaşıyorlar. Küçük olan, Büyüğün öz oğludur. Ancak büyük olan küçüğün babası değildir. Bu nasıl olur?

9- Bir çocuk, 7 elmanın ikisi hariç hepsini yerse, kaç elma kalır?

10- Bir satranç tahtasında kaç tane ‘kare’ vardır? ( 64 değil !)

11- Yılın kaç ayında ‘otuz’ gün vardır?

12- Ali ile Veli 100 metre yarışı yapıyorlar. Ali, Veli’yi 5 metre farkla geçiyor. Yani Ali yarışı bitirdiğinde Veli 95. metrededir. Tekrar yarışmaya karar veriyorlar. Fakat bu sefer Ali, başlangıç çizgisinden 5 metre geriden başlıyor. Aynı hızla koştuklarını kabul edersek bu yarışı kim kazanır?

13- B – İ – Ü – D – ?
Soru işareti yerine hangi harf gelmelidir?

14- A, B, C, D VE E birbirlerinden ve sıfırdan farklı tamsayılardır.

ABCDE x 4 = EDCBA ise A=? B=? C=? D=? E=?

15- 2 + 2 + 2 = 244 Bir işareti değiştirerek eşitliği sağlayın.

16- Bir tüccar, sattığı mala %10 zam yapar. Ancak zamdan sonra satışlar düşmeye başlar. Fiyatı, yeni fiyatın %10 altına çeker. İlk duruma göre kârda mıdır, zararda mıdır?

17- Üç kedi, üç fareyi üç dakikada yakalarsa dokuz kedi, dokuz fareyi kaç dakikada yakalar?

18- 2 – 8 – 18 – 32 – 50 – ?

19- Bir tartı aletinde iki kutu ayrı ayrı tartılıyor. İlk kutu 5kg, ikinci kutu da 6kg geliyor. İki kutu beraber tartıldığında ise ibre, 12kg’ı gösteriyor. Yanlış tartıldığı belli olan kutuların gerçek ağırlıkları nedir?

20- Bir kalem ve bir silginin toplam fiyatı 110 TL’dir. Kalem, silgiden 100 TL daha pahalı olduğuna göre herbiri kaçar liradır? (Cevabı akıldan veriniz)

Etiketler:

3 Haziran 2012 Pazar

Bardaktaki Buz Parçaları Neden Birbirine Yapışır?


Bir çoğumuz su içerken genelde soğuk olsun diye bir kaç tane bardağın içerisine buz parçaları atarız. Dikkat ettiğiniz de buz parçaları birbirine yapışır. Peki bardaktaki buz parçaları neden birbirine yapışır? Aslında buzun erimesi yalnızca sıcaklık ile ilgili değil basınçla da ilgilidir.Bardaktaki suyun içerisine bir kaç tane buz parçaları attığımız da üst üste duran buzların her biri alttakine değdiğinde bir basınç oluşturur ve noktada çok küçük kısım erir. Burada hareket eden su çok az yanda iki buz parçası ile birleştiği noktada tekrar donar. Daha sonra ise bu iki buz parçası kaynak yapılmış gibi birbirine yapışır ve artık o kısımda erime olmaz

Etiketler: ,

24 Mayıs 2012 Perşembe

İlluminati Nedir? Dünyayı kimler yönetir? İlluminati nasıl çalışıyor?

Dünyayı 10 kişi yönetiyor ve bu 10 kişinin 300 kadar alt kadrosu verilen emirleri uyguluyorlar. İlluminati adı verilen bu çetenin hedef başkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmak. Bugüne kadar çeşitli komplo teorileri içeren bir çok kitap yayınlandı. İlluminati, bu alanda yayınlanan hiçbir esere benzemiyor. Kitaptaki iddialar o kadar ilginç ki, neye inanıp, neye inanamayacağınızı şaşırıyorsunuz. İlluminati, 1575'te ispanya'da bulunan ve özellikle ruhani kudret sahibi olduklarını iddia eden bir dini parti veya bu partinin üyelerine verilen isim. Yazar Texe Marrs, "Süper zenginlerin yönettiği bir Dünya Komplosu"ndan bahsettiği kitabında, dünyaya hakim olan bu güce bu adı uygun görmüş. Kitabın satırları arasına gömüldükçe ve sayfalar arasında ilerledikçe inanması güç iddialarla karşılaşıyorsunuz.

Dünyayı 10 kişi yönetiyor

Yazara göre, dünyayı kendilerine "bilge adamlar" adını veren, 10 kişi yönetiyor. İlluminati'nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. "İç çember" denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar. 10 kişilik "bilge adamlar" grubunda Fransa'dan, üç, ABD'den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika'dan birer üye bulunuyor. Yazar, burada Fransa'nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltığı olduğunu, Kanada'nın bir üyesinin de ABD'nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyor.

Hedef tek dünya devleti kurmak

"İç çember" üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatı, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları. İlluminati Komplosu'nun hedefi, başkenti Kudüs olan bir dünya devleti kurmak. Kitabın, sonunda illuminati piramidinin üstünde bulunan "bilge adamlar"a hizmet eden isimlerden bir kısmı, unvanlarıyla birlikle verilmiş. Türkiye'den kimse var mı diye baktık ancak, ne hikmetse kimseyi bulamadık! İlginç değil mi?

İlluminati nasıl çalışıyor?

Yılda bir kez biradaya gelen İlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapıyorlar. Bu planların içinde çeşitli ülkelerde ekonomik krizler çıkararak, ülkeleri sömürmek, savaşlar çıkarmak, "Daha Fazla Savaş" ilkeleri gereği savaşların sürekliliğini sağlamak, çeşitli hastalıklar icat etmek, (kitapta, AIDS ve HIV'in ABD'deki askeri araştırma laboratuvarlarından dünyaya yayıldığı iddia ediliyor.) nüfus azaltıcı çalışmalar yapmak, etnik temizliği desteklemek ve 11 Eylül örneğinde olduğu gibi terör yaratarak, "anti-terör yasaları" çıkarmak. Yazarın iddiasına göre, 11 Eylül saldırısı için FBI bazı Arapları kullandı ve bombaları temin etti. İlluminatı'nın ilkelerinden en önemlisi "Kaostan kaynaklanan düzen". İlluminati, kendi düzenini çıkarmak için sürekli kaos yaratmak zorunda.

Etiketler: ,

Atatürk'ün Rüyaları Salih Bozok'un İntihar Edeceğini Rüyasında Görmesi

Annesinin Ölümünü Rüyasında Görmesi
Atatürk bir sabah yatağından endişe içinde kalktı.Bir rüya görmüştü ve bu rüya canını çok sıkmıştı.Atatürk bu rüyayı şöyle nakletmiştir.” Arazide dolaşıyoruz. Her taraf yemyeşil, çayır çimen. Birden bire bir sel geliyor, annemi alıp götürüyor.”

Bu rüyanın akabinde acı haber, kısa bir süre sonra yaveri Salih'in yolladığı şifreli telgraf ile gelir. Atatürk telgrafın şifreli olduğunu görünce hemen " Annem öldü değil mi " der.”

 
Salih Bozok'un İntihar Edeceğini Rüyasında Görmesi
Salih Bozok Atatürk'ün yaverliğini yapmıştı. Atatürk sağlığında onunla ilgili gördüğü rüyasını Salih Bozok'a anlatmıştı:

"Büyük bir otelin salonunda oturuyormuşuz. Yanımda sende varmışsın. Salonun bir köşesinde bilardo masası varmış. Masanın başında, arkası bize dönük olan bir zat oturuyor. Tam
bu sırada odanın kapısı açıldı ve iri yarı 30 kadar adam içeri girdiler. Bunlardan biri eline bilardo masasından bir ıstaka alarak masanın önünde oturan benim teşhis edemediğim zatın omzuna bütün kuvvetiyle indirmeye başladı.

Omzuna vurulan zat ayağa kalkarak, kendini müdafaa etmekte ve "Bana niye vuruyorsun" diye hiddetle haykırmaktayken, Salih bana göz ucu ile ne yapmak lazım gibisinden baktın. Ben sana sakın kıpırdama manasına gelen bir işaretle sükunete davet ettim. Bu sırada eli ıstakalı adam, bize doğru yaklaşarak karşımızda tehditkar bir vaziyet aldı.

Bu sefer Salih sen yine müdahale etmek istedin. Ben sana sus işareti verdikten sonra, o azılı adama dönerek

"Sen kimsin ne istiyorsun" diye sordum.

Adam bu suale cevap vereceği yerde, cebinden bir tabanca çıkartarak iki kurşun sıktı. Biri bana, öteki sana. Sonra adam bize "Kalkın dans edelim" emrini verdi. İkimizde kalkıp onun huzurunda dans ettik."

Bilindiği gibi Atatürk'ün ölümünden sonra Salih Bozok tabancasıyla intihar etmiş ancak kurtarılmıştır.

 
Atatürk'ün Gördüğü Son Rüya
26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı. Prof. Afet İnan, olayı şöyle anlatıyor:

O geceyi rahatsız geçirdi. İlk komayı o zaman atlatmıştı. Ertesi sabahki açıklamasında :

"Demek ölüm böyle olacak" diyerek uzun bir rüya gördüğünü anlattı.

Salih'e söyle, ikimiz de kuyuya düştük, fakat o kurtuldu" dedi.

Atatürk'ün burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu, kendisinin de söylediği gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulması ise, Atatürk'ün vefat ettiği gün, buna çok üzülen Salih Bozok'un intihar etmesi sonucu kurtarılmasını simgeliyordu...

Bu Atatürk'ün gerçekleşen son rüyasıydı...

Etiketler: ,

Niçin Gözyaşı Dökeriz ?


Dünyadaki canlılardan sadece insan
ruhsal nedenlerle ağlar. . Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır

İnsan bir yakınını kaybedince, başarısından dolayı bir ödül kazandığında, duygusal bir film seyrederken, yıllardır üzerine titrediği çocuğunu evlendirirken veya çok haklı olduğuna inandığı bir konuda haksızlığa uğradığında gözyaşlarını tutamaz.
Nedenleri çok değişik de olsa tüm bu olaylar karşısında gözlerden akan damlalar ruhsal bir boşalma sağlar. İnsan ağladıkça açılır, ferahlar gibi görünür. Ancak gözyaşının arkasında yatan psikolojik ve biyolojik mekanizma hala tam anlaşılmış değildir.
Ağlama şekli insandan insana değiştiği gibi gözyaşı dökmenin de değişik biçimleri vardır. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı salgılanır. Bunlar göz kırpmamız sayesinde gözlerimizi korur ve devamlı nemli kalmalarını sağlarlar.
Bundan başka soğan doğrarken veya mangal yakarken dumanın gözümüze kaçması sonucu olarak döktüğümüz yakıcı gözyaşları vardır. Son olarak da asıl konumuz olan, üzüntü, aşırı sevinç veya benzeri gerginliklerimize tepki olarak döktüğümüz ruhsal gözyaşları vardır.
Ruhsal ağlama konusunu ilk inceleyen Darwin oldu. Tabii her şeyde olduğu gibi bunu da evrim teorisine bağladı. Ona göre ruhsal tepki ve ağlama bir davranış şeklinin tümü idi. Evrim sürecinde bu tepki içinde anlamsız bir işlevi olan gözyaşı öne çıktı. Bu teoriye karşı çıkanlar gerekçe olarak yine Darwin'in doğal seçme ve ayıklama teorisini ileri sürdüler. Buna göre evrim içinde insan için faydalı fonksiyonlar öne çıkmakta, diğerleri körelmekte ve gözyaşı anlamsız bir fonksiyon ise evrim süreci içersinde yok olması gerekirdi.
Yirminci yüzyılın ortalarında ortaya atılan bir diğer teoriye göre ise hıçkırarak ağlayınca dökülen gözyaşlarının hastalıklara karşı korunmamıza yardım eden yaşamsal bir değeri vardır. Gözyaşı dökmeden hıçkırarak ağlarken nefes kesiliyor, burun ve boğazdaki koruyucu zarlar kuruyor ve bakterilerin istilasına uygun bir ortam haline geliyorlar. Oysa ağlarken burun pasajına akan gözyaşları bu kurumaya mani oluyor.
Tabii bu teoriyi ileri sürenler herkesin hıçkırarak ağladığını varsayıyorlardı. Halbuki insanların çoğu hıçkırmadan sessiz sessiz ağlarlar. Bu teoriye göre spor yaparken burun ve boğazları kuruyan sporcuların da gözyaşı dökmeleri gerekmekteydi.
Pek akla yakın gelmeyen bu iki teoriden sonra bir hipotez daha ileri sürüldü. Buna göre de ruhsal sıkıntılar sırasında vücutta bir takım kimyasal maddeler oluşuyor, bunlar tıpkı ter, idrar, dışkı sayesinde toksik maddelerin vücuttan atılışına benzer şekilde gözyaşı ile vücuttan uzaklaştırılıyorlardı.
Bu teori doğru ise ruhsal gözyaşları ile soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapılarının farklı olmaları gerekiyordu. Yapılan deneyler sonucu görüldü ki, ruhsal gözyaşları, soğan (yakıcı) gözyaşlarından daha fazla protein içermektedirler. Fakat henüz bu farkın nedenini açıklayacak bir kanıt bulunabilmiş değildir. Sevinç ve üzüntü gözyaşlarının da aralarında kimyasal bir fark olup olmadığı halen araştırılmaktadır.
Dünyadaki yaratıklardan sadece insan ruhsal nedenlerle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum da şüphesiz yaşam tarihindeki evriminin bir sonucudur. Doğrudan gözünü rahatsız edecek bir şey olmazsa yeni doğmuş bir bebek doğumundan bir kaç hatta sonraya kadar gözyaşı dökmezsizin ağlar.

Etiketler: ,

22 Mayıs 2012 Salı

Helyograf (Yunanca: "güneş" anlamına gelen

Helyograf (Yunanca: "güneş" anlamına gelen Ἥλιος Helios + yazmak anlamına galen γραφειν graphein), ayna ile yansıtılan güneş ışığıyla yaratılan mors kodu ile sinyal veren kablosuz bir güneş telegraf aleti.

Flaşlar aynayı aralıklı dönüştürmesiyle veya deklanşör ile ışının kesilmesiyle yaratılır. Helyograf 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında geniş ölçüde kullanılan basit ama 50 kilometre veya daha fazla mesafede etkili optik haberleşme aletiydi. Başlıca askeri, tetkik ve orman koruma çalışmalarında kullanılırdı.

1960'lı yıllara kadar Kraliyet Ordusu ve Avustralya Ordusu'nda standart alet olarak kullanıldı ve Pakistan Ordusu'nda ise 1975 gibi geç döneme kadar kullanıldı.

Etiketler: ,

17 Mayıs 2012 Perşembe

Buğday Yağı Hakkında Genel Bilgiler Buğday denilince akıllara ilk gelen Türk sofraları

Buğday Yağı Hakkında Genel Bilgiler
Buğday denilince akıllara ilk gelen Türk sofralarının vazgeçilmez besini Ekmek gelir. Ama bunun dışında Buğdaydan yağı çıkarılarak cildimizin bakımı için harika bir ürün olan Buğday yağı elde edilir. Buğday yağı E vitaminiyle mineraller bakımından zengindir. Yüzünüzde ve vücudunuzun tamamında rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Buğday Yağının Yararları (Faydaları)
• Buğday yağı selülit tedavilerinde çok faydalıdır.
• Yanık tedavilerinde de oldukça faydası bulunan Buğday yağı, yara ile cilt sorunlarına da faydalı olup tedavi eder.
• Saçlar içinde çok faydalıdır, Buğday yağı yıpranan, kırılan ve hassas saçları besleyici, tamir edicidir.


• Güneşin sebep olduğu lekeler, doğumdan gelen lekeler ile cilt lekelerini de yok eder Buğday yağı.
• Buğday yağı iyi bir cilt nemlendiricisidir.
• Gözlerin çevresinin bakımı ile gözlerin altında oluşan morluklarında giderilmesini sağlar Buğday yağı.

Buğday Yağının Zararları
Buğday yağının bir zararı bulunmamaktadır.

Etiketler: ,

8 Mayıs 2012 Salı

Pterozorlar Hakkinda

Pterozorlar ve Kuşların Ataları
Pterozorların fosilleşmiş kalıntılarının en eskileri Liyas’a, yani Jüra’nın başlangıcına, en yenileriyse Tebeşir devrinin sonuna aittir. Bu fosillere göre pterozorlar, sürüngenlerinki gibi uzun kuyruklu ve iyi gelişmiş dişli Rhamphorhynchoidea ile çok kısa kuyruklu ve dişlerin yerini alan boynuzsu gagalı Pterodactyloidea olmak üzere iki alttakıma ayrılabilir. Bunların tümünün kuşlarda olduğu gibi bedenin hafifleşmesini sağlayan, içi hava dolaşıma olanak verecek biçiminde oyuk kemikleri vardı. Kanatları çok büyüktü. Bu hayvanlar büyük olasılıkla yükselebilmek için hava akımlarından yararlanıyorlar, az ya da çok büyük uzaklıkları aşarken de süzülerek uçuyorlardı.
Fosilleşmiş kalıntıları, Bavyera’nın Jüra tabakasında bulunmuş olan arkeopteriksin pterozorla aynı atalardan geldiklerine pek kuşku yoktur. Arkeopteriksin sürüngenler gibi, koni biçimli dişleri, tırnaklı parmakları olan bir “el”i, karinasız bir göğüs kemiği, görme lopları beyin yarıküreleriyle beyincik arasına giren bir tümbeyni, vb. özellikleri vardı. Ama daha birçok özellik bakımından da tam bir kuştu.

Etiketler: ,

6 Mayıs 2012 Pazar

Hangi hastalığa hangi bitki tedavisi?

Hangi hastalığa hangi bitki tedavisi?
Birçok hastalığın bitkisel tedavileri vardır,evde kendi hazırladığınız karışımlarla hastalığınıza,sorunlarınıza çözüm oluşturabilirsiniz.bunlardan bazılarını sizlerle paylaşalım ;
Ağız yaraları
Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir
Birer çorba kaşığı böğürtlen yaprağı hunnap mercimek ve sinirli yapraktan oluşan karışımı kaynatıp ılıkken gargara yapabilirsiniz.
Kuru üzüm anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp yaraların üzerine sürebilirsiniz.
Bol kekik çiğneyin.
Akciğer rahatsızları
Isırgan tohumu karabiber mürsafi bal ve hardal eşit miktarda karıştırılır ve sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.

Alerji
100gr. ısırgan otu + 100gr. kırkkilit otu karışımını çay gibi demleyip günde 3 çay bardağı içmek ve bu tedaviye en az 20 gün devam etmek gerekir.
Şahtere otu çay gibi demlenip sabah akşam 1 su bardağı içilebilir.
Birer çorba kaşığı Acı yonga ve Ravend çini demlenip sabah akşam birer bardak içilir.
Kaşınan bölgeye Oğulotunu haşlayıp ezerek koyarsanız kaşıntı geçer.
Apandisit
Bu hastalığı önleyici en etkili şey Böğürtlen çayıdır.
Arpacık
1 çay bardağı sıcak suya bir tutam papatya konur ve bir müddet sonra süzülerek bununla göze masaj yapılır. Bu tedavi 2 saatte bir 5-10 dakika tekrarlanır.
Astım
1 lt. suya 1 tutam Mersin yaprağı veya ısırgan konur ve 10 dk. kaynatılıp demlenir ve süzülür. Günde 8-10 çay bardağı şekersiz olarak içilir.
1 lt.sıcak suya 5 yemek kaşığı Isırgan otu konur 5 dk. sonra süzüp günde 8-10 bardak şekersiz içilir.
Bademcik
Kekik gargarası çok etkilidir.
Balık yağı içirilmelidir.
Basur
Zulumba ve Üzerlik tohumu eşit oranlarda katıştırılıp sabahları aç karnına 1 çay kaşığı yenir.
Baş ağrısı
Baş ağrısının pekçok sebebi olabilir. Etkili tedavi için bu sebepleri ortadan kaldır-
mak gerekir.
1 bardak sıcak suya birer tutam lavanta papatya nane biberiye ve kekik konur5 dk. sonra süzerek günde 2-4 bardak içilir.
Böbrek ve mesane taşı
1 lt. suya birer tutam Kırkkilit otu Mısır püskülü ve Kiraz sapı konur 5 dk. kaynatılır ve süzerek günde 2-4 bardak içilir.
Ağrıyı dindirmek içinse; 1 lt. suya birer tutam Keten tohumu ve Meyan kökü konur 15 dk. kaynatılıp süzülür ve günde 3-4 bardak aç karnına içilir.
Cilt hastalıkları
80g. ravent çini 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.
Damar tıkanıklığı
250g.Hayıt tohumu 6lt suda yarım saat kaynatılır ve günde 3 öğün aç karna bir çay bardağı içilir. ( Tansiyon düşürücü etkisi vardır. )
Dudak çatlaması
Balmumu ve gülyağı birlikte eritilerek çatlaklara sürülür.
Susam yağı da iyi bir koruyucudur.
Ergenlik sivilceleri
Şap ve narkabuğunu sirkeli suda kaynatıp bu su ile sivilceleri silmek yararlıdır.
Gastrit
Hergün kahvaltıdan önce 1 çay kaşığının dörtte biri oranında Hardal tohumunu ılık su ile içmek ve bu tedaviyi 20 günlük kür halinde yapmak faydalıdır.
Guatr
Tere tohumu nöbet şekeri veya bal ile eşit oranlarda karıştırılıp yenir.
Deniz süngeri kurtulup toz haline getirilir ve balla karıştırılarak yenir.
Kalp Krizi
Ökseotu çayı Melisa çayı ve Adaçayı içmek kap krizini önleyici etkiye sahiptir. Ayrıca Civanperçemi Atkuyruğu ve kekik oturma banyoları da yararlıdır.
Kansızlık
50g. Kınakına 1kg siyah kuru üzüm ve 1/2kg Mürdüm eriği ile 3lt suda bir müddet kaynatılır ve günde 3 öğün içilir.
Kas erimesi
Günde 3-4 bardak Aslanpençesi çayı yudum yudum içilmelidir.
Kemik erimesi
Günde 3-4 bardak Civanperçemi çayı yudum yudum içilmelidir.
Kireçlenme
400g. Ardıç tohumu 1kg bal ile karıştırılır ve bu karışımdan günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.
Nefes darlığı
Bir miktar Deniz kadayıfı toz haline getirilir. Ihlamur içine 1 çay kaşığı oranında katılarak kaynatılıp içilir.
Öksürük
Günde 20g.’dan fazla olmamak kaydıyla Defne tohumu bal ile karıştırılıp yenir.
100g. toz zencefil ve 100g. toz zerdeçal 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karna 1 tatlı kaşığı yenir.
Prostat
100g. Eğir kökü 5lt suda 2.5lt kalıncaya dek kaynatılır. Günde 3 öğün yemeklerden yarım saat önce 1 çay bardağı içilir.
Aynı miktarda Kereviz tohumu da aynı şekilde hazırlanarak günde 3 öğün yemeklerden 15dk. önce 1 çay bardağı içilir.
Romatizma
Hardal tohumu dövülüp bal ile karıştırılarak yenir. Ayrıca ağrılı bölgeye sürülür.
Aşağıdaki yağlar belli oranlarda karıştırılıp ağrılı bölgeye tatbik edilir ;
Pelesenk yağı : 100g. Kekik yağı : 70g. Alabalık yağı : 50g. Karanfil yağı : 25g.
Sedef hastalığı
50g. Isırganotu 50g. Şahtereotu ve 50g. Civanperçemi 1 lt. sıcak suda 15 dakika bekletilip süzülür ve günde 3-4 bardak içilir.
Şeker hastalığı
1 lt. sıcak suya 20g. Mersin yaprağı konup 5-10 dakika demlenir ve gün boyu içilir.
250g. servi kozalağı 250g. pelinotu ve 100g. melisa 2.5lt. alkole konur. Hava almayan bir kapta 45 gün bekletilir ve günde 3 üğün aç karna 1 kahve fincanı suya 8-10 damla damlatılarak içilir

Etiketler: , ,

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Nazi Almanyası

BayrakNazi Almanyası, resmî adıyla Büyük Alman İmparatorluğu ya da III. Reich, Almanya'nın 1933-1945 yılları arasında Adolf Hitler önderliğindeki Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi tarafından yönetilen dönemidir. Nazi Almanyası'na Hitler III. Reich adını vermiştir. Ona göre, Kutsal Roma Germen İmparatorluğu I. Reich, Otto von Bismarck'ın 1871'den 1919'a kadar devam eden Almanya'sı da II. Reich idi.

Almanya'da 1933 yılının Ocak ayında, komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir “devrimci durum” yaratacakları ya da ülkede iç savaş çıkacağı konusundaki endişeler o derece derinleşmişti ki, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, Adolf Hitler’i, Katolik Merkez Partisi’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla başbakan atadı.

Ancak, Katolik Merkez Partisi’yle bir anlaşma sağlanamadı. Milliyetçi Parti'nin de desteğini alan Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürdü. Hükümette oldukları için devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütülmüştür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatabilmişti. Bu seçim kampanyası sırasında endüstri, finans ve sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağladılar.

Seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir “yetki kanunu” çıkartıldı. Bu kanun, Reichstag’ın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrediyor, ve çalışmalarına bu süre için ara veriyordu.

Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir. Bu çoğunluk kararının nasıl sağlandığı Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi tutanaklarına da geçmiştir. Oylamanın yapılacağı gün parlamento SA tarafından kuşatılmış, bazı Sosyal Demokrat parlamenterler içeri alınmamıştır. Zaten 81 komünist parlamenter de seçimlerden önce göz altına alınmıştı.

23 Mart 1933 günkü parlamento oturumunda “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun (Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reicht) adındaki yetki tasarısı kabul edilmiştir.

Bu kararnameyle yürütme ve yasama erklerini eline almıştır. Hemen ardından diğer partileri yasakladı. Büyük bir propaganda faaliyeti yürüterek ve olağanüstü hitabet ve ikna kabiliyetini kullanarak bütün Alman halkını Nazi bayrağı altında birleştirdi. Kendisini, Almanların yanılmaz büyük lideri ilan etti ve halkı da buna inandırdı. Bundan sonra Alman halkı ölümüne kadar Hitler'in peşinden gitti.

Halka, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracağına söz verdi ve bu yolda çalışmalarına başladı. Almanya'da aşırı artış gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturdu. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirdi.

Alman ekonomisinin canlandırılmasının ardından Hitler, izleyeceği dış politikanın temelini oluşturan askeri stratejisini hayata geçirmeye yönelmiştir. Bu stratejinin ilk adımında Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Barış Antlaşması'yla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda büyük tonajlı savaş gemileri ve denizaltı, zırhlı kara savaş araçları üretimine geçilmiş, kara ordusunun mevcudu artırılmıştır.

II. Dünya Savaşı esnasında Almanya, müttefiki olan İtalya ve Japonya'nın da cephede gerilemeye başlamasıyla işgal ettiği toprakları kaybetmeye başladı. 1945 yılına gelindiğinde Mihver Devletleri için yenilgi kesinleşmişti. Savaş sonucunda Almanya'nın yenilgisini gören Adolf Hitler ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945'te Berlin'de eşi Eva Braun'la birlikte aynı anda siyanür hapı içip, önce Eva Braun'u sonra da kendisini bir tabancayla vurarak intihar etti. Kendi isteğiyle Führerbunker bahçesinde benzinle cesetleri yakılmıştır.

8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya'nın Müttefikler'e resmen teslim olmasıyla Büyük Alman İmparatorluğu tarihe karışmıştır.

Etiketler: ,